6 Kasım 2009 Cuma

Rüyalar Gerçek Olsa, Ne Olur?

Hayatımdaki huzurun sahteliği aşkımın huzursuzluğuyla başa baş gider. Beslerler birbirlerini. Bölük pörçük, yarım yamalak rüyalar görmeye başlarım akabinde. Rüyalarımda en sık hissettiğim duygu geç kalmışlıktır. Normal yaşamıma paralel ama az biraz daha sürreal, biraz daha olasılıklara ve kombinasyonlara açık bir dünyadır rüyalarım. Heyhat ki Burcu olmanın açmazlarından ve sıkıntılarından genelde rüyalarımda da kaçamam. Kıramadığım döngülerim var. Rüyalarımda da tekrarlanırlar.
Hayatımda gördüğüm en güzel rüyanın nasıl içine ettiğimi hatırlıyorum. Yıldızlara çıkmıştım oysa. Her yer yıldızdı. Niye korkuyordum ki, niye kontrollü olmak zorunda hissediyordum kendimi? Artık hangisi gerçek hangisi rüya bilmiyorum. Her halükarda sakat olan bir yanı var tavrımın.
Yıldızlara çıkmıştım ben, niye inmek istedim ki? Paralel evrendeki arkadaşlarımdı hani onlar benim. Gökyüzüne baktığımda kafamdan geçenleri okuyuverirlerdi. Çıplak olmaktan mı korktum, birilerinin beni gerçekten anlamasından mı çekindim? Bildiğim bir şey var, o da rüyalarımda bile Burcu olmanın dayanılmaz bir ağırlığı olduğu.
Milan Kundera’ya ihanet ediyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder