4 Mart 2010 Perşembe

Life has a life of its own

Söyleyecek hiçbir şey yok, hem de o kadar çok şey varken. Hiçbir şey bilmiyorum ve görmüyorum. Telkinler işe yarıyor bir yere kadar, ya o bir yerden sonrası? Kendimi yine mi kandırıyorum? Kendimi kandırmadan unutabilir miyim?

Neyin peşindeyim? Ne istiyorum? Hayat olmazları oldurmaya çalışmakla mı geçecek? Ah mantığımla çözülse her şey...Çok mu zaman geçmesi gerek acaba, aşırı zaman yüklenmesinden mi değişiyor insanlar yoksa? Niye hala bu kadar naif ve aptalca bir biçimde inanıyorum? Niye inanıp da, en azından inanmayı olası görüp de, sonra hayal kırıklığına uğramayı bu kadar sık göze alıyorum? Yetmeez...Üç günlük dünya masalı bu hayatı sürüklemez. Life has a life of its own and it slips away...Hayatın benden habersiz bir hayatı var, parçası olsam ya gidip. İki ayrı şeymişiz gibi davranmasam ya.

Yazamıyorum ki. hiçbir şey bulamıyorum yazacak. İstediğim hayat bu değilken günlerin geçmesini seyrediyorum. Yoksa çok mu sabırsızım? Hemen olsun mu istiyorum her şey? Belki ...Yine de içimdeki ses susmadıktan sonra...Belki de hiç susmaması gerek ya da susmuyor hiç. Neler yapabilirim pek sınamıyorum. Gücümün ya da hayatımın sınırlarını bir nevi çizdim aslında. Niye uğraşıyorum öyleyse? Niye içime sinmiyor hiç bir şey, niye hep başka günlerin inancıyla kendimi teskin eder gibiyim-her ne kadar eskiye nazaran bunu çok az da yapsam. Az da yapsam çok da, sonuçta yapıyorum.

Paul Austerla uğraşıyorum ya şu ara, biraz önce bahsettiğim hayatın o kendine has yaşayış biçimini hatırlatıyor yazdıkları bana. İki yol varsa mecburen birini seçiyoruz. Seçmeden ilerleyemiyoruz. Seçim yapmaya mecbursak ve seçimlerimizin bizi her zaman nerelere götüreceğini kestiremiyorsak ne kadar suçlu olabilirz ki? Hayat dayatmacı ve faşist kimi zaman. O yüzden kendimi suçlamamaya çalışıyorum artık. Suçu hayata atarak yapıyorum belki ama yapıyorum.

Yanıp sönen ışıklar var. yıldız yok hiç gökyüzünde. Benim içimde inanç yok ne birine ne bir şeye karşı. Her şey yıkılıyor. Her şey bitiyor. Her şey parçalanıyor. Buna da inanmıyorum. Her şeyin tamamen bitebileceğine ve parçalanabileceğine ve hiçbir şey yaşamamışçasına herkesin ve her şeyin yabancı olabileceğine.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder