21 Mart 2010 Pazar

500 days of summer

heyhat ki benim adım summer değil. Ne tesadüf ki ben de çoğu şeye inanmıyorum summer gibi, ama bu benim hayatım, o ise güzel bir film karakteri. İnandırılmayı bekleyen kahramanlar mıyız peki biz de? Ben içten içe buna can attığımı biliyorum mesela, ama şu an için pek bir şeye inancım yok. Öyleyse doğru bu dediğim, en azından benim için.
ben bıktım işte yine. saatlerdir şu bahsi geçen filmin müziklerini dinliyorum. şimdi resimlerine baktım, spoiler olayına girmeden hakkında bir şeyler okudum falan. Böyle tatlı olsa ya hayat. şu cümle kadar basit. ne biliyim işte pencereden giren güneş misali falan filan. Canım çekti işte, insanı özendiriyorlar. Bazı şeyler parlaklığını hiç yitirmese, parlaklığını yitirse bile sönükleşmese...there is a light that never goes out. istediğim bu işte, bir de please please let me get me what i want. bir kerecik yahu, bir kerecik.
Var mı? hey, bir yerlerdesin nerdesin? elma dersem çıkar mısın?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder