Gökyüzüne ne kadar da yakınmışım meğerse. kafam yıldızların arasındaydı bir süre. Kendimi explodingdog'daki figürlerden biri gibi hissettim. Yüzümde şaşkın ve çarpık bir gülümseme, içimde ne zamandır duymadığım heyecanla karışık bir korku. Korku yerini şaşkınlığa, şaşkınlık da yerini bütün benliğimi kaplayan bir heyecana bıraktı yavaş yavaş. Üç kere sallanıverdik gökyüzüne doğru, bir de baktık ki yıldızların arasındayız. Bir sürü parlak noktacık arasında dansettik sanki. Yanlarına yaklaştığımızda hiç de büyümediler yıldızlar, sadece çoğaldılar. Her yer yıldız oldu.
Evet bir kaç saat önce hayatımda görebileceğim en güzel rüyayı gördüm. Yine aynı beni götürmüştüm oralara da. İnişe geçtiğimde farkına varabilmiştim yaşadığım anın mucizeviliğinin, yıldızlara ulaşmanın bu kadar kolay olabileceğinin.
Paralel evrendeki o kişi yaşıyor o yıldızların birinde, biliyorum bunu. Gökyüzüne her baktığımda bir şeyler anlatıyorum çünkü yıldızlara. Balkona çıkıp küçük bir sır daha vereceğim şimdi onlara.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder