parmaklarımın ucuna bir türlü gelmiyor kelimeler...içim sıkılıyor. bu ketumluk, bu suskunluk nasıl olur da çoğalır. biliyorum bir şeylerin değiştiğini, görüyorum, hissediyorum. dillendirmek, kelimelendirmek, anlatmak zor geliyor. darmadağınıklığım had safhada ne de olsa.
yazdıklarımı tekrar tekrar okumak istemiyorum. bunlar benim yazdığım kelimeler sadece. sadece kelimeler...kalemimle dağıtmadığım kelimeler üstelik. hepsi bir örnek, her e bir diğeriyle aynı, her kelimenin arasında eşit boşluk var, hiçbir harf kalemi tutan elin isteğiyle gelmiyor buralara.
bana ne bütün bunlardan...bana ne ki...ben kimim, ben kimim ki böyle laflar edebiliyorum.
kendime vurmaksa istediğim al bir de burdan vur burcu diyesim var. al bak bir de burdan vur, oran zayıftır biliyorum.
ne yazdığımı bilmeden yazıyorum. kelimeler bir örnek çıksınlar parmaklarımın ucundan diye. gece başka türlü geçmez. yıldızları gördüğüm mü var zaten. gece başka türlü geçmez.
the shins- a comet appears
Gittikçe büyüyen uyuşukluk hissine kelimeler adayacağım bu gece hem de pek şık pek moda pek bir rafine kelimeler. bu değil mi işimiz ne de olsa ! süsle bilgiyi, sar şık kelimelere, giydir sonra koşsun diğerlerinin arasında. Haksızlık ediyorum biliyorum, ama akademi de meta dolu eninde sonuçta. yoksa siz de meta-laştıramadıklarımızdan mısınız? diye sorarlar insana yazamazsınız.
ben yazıcam şimdi. oturup güzel güzel, açıp kitaplarımı önüne, kim en güzel neyi nasıl söylemişse bulup buluşturup güzel bir kolaj yapıcam her ne söylendiyse.
hey gidi...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder