17 Nisan 2010 Cumartesi

zaman(sız)

Hayat zamansız bir şey.

içimde birikip duran duyguları, düşünceleri, şarkıları, film karelerini, sevdiğim sözcükleri, sıkıca sarılmak istediğim insanları, yapmak isteyip yapmadığım onca şeyi...her şeyi ve hiçbir şeyi belki. Zaman içinde tanıyacağım başka başka insanları, yapacağım hataları, içimin titreşeceği bütün o gelecek anları, rüyaları-hayalleri-gerçekleri, kırılmışlığımı, heyecanımı, yalnızlığı, gülümsemelerimi...belki hepsini belki hiçbirini.

zaman boşlukları kendiliğinden dolduruyor. Hiç unutmuyorum ben, doldurduğum boşlukların farkındayım. Ne yapıp ne edip en sonunda zihnimin en takıntılı köşelerindeki hortlakları uyandırıyorum. Sırtıma hep yük bindirmek işim, ama sıkıldım çokça. bunalıma girme isteğim hiç yok artık. Hatırlamak bir tür işkence, ben de hatırlamamaya çalışıyorum becerebildiğim kadar. Düşünüp durmuyorum, suçlamıyorum, kendimle diyaloglar konuşmuyorum; ama geçiştirmiyorum da. zaman geçtikçe kendime katlanmayı öğreniyorum sadece.

hep bekliyorum ben. biliyorum hep beklediğimi. en umutsuz olduğum anda bile bir şeylerin kırıntısı var içimde. zaman diyorum o yüzden, zaman işte. zaman her şeyi küçültür yok edemese de.

1 yorum:

  1. zaman küçültür, herşeyi küçültür, o yüzden değil midir? herşeyi zamana bırakmak, peki küçülmesi iyi midir? kimbilir?

    YanıtlaSil