12 Nisan 2010 Pazartesi

zaman

Şimdi anladım işte. Rahat rahat acımı da çekebilirim, yeri geldiğinde nadiren de olsa kendimi şanslı da hissedebilirim. Zihnimin bir ileri üç geri giden adımlarından sonra geldiğim noktaya bakıp başından beri bilmiyor muydun aslında demek istemezdim kendime; ama diyorum işte. Evet, daha geçen gün hatta daha bugün fark etmiş olsam bile en başından, taa en başından hem de bir şeylerin olacağını biliyordum. En azından bana olacağını. Oldu işte.

oturup resmen kara kara düşünüyorum. Hayatım aslında hiçbir zaman dolmamış bu boşluğu nasıl kapatır diye. Kapatabilir mi? -mış gibi yapar evet, onu biliyorum. Zaten yapmak zorunda, hep zorundaydı, hala zorunda. Hiçbir şeye zorunlu değilim aslında biliyorum. Bilmiyor değilim. Bu sadece bütün her şeyden bağımsız, çoğu şeyin üstünde bir şey. İlk defa başıma gelen bir şey. Aşama aşama nereye geldiğimi gördüm ben kendimin. Sözlerimi, zihnimi, bedenimi nasıl değiştirdiğimi, nasıl farklı anlamlara buladığımı her şeyi. Sonuna yaklaşıyoruz işte. Ne garipsin hayat. Gerçekten çok garipsin. Düşünmemeye çalışıyorum, zamanın geçip gittiğini hissetmemeye çalışıyorum. Ama tek hissettiğim ve tek bildiğim şey zamanın resmen kayıp gittiği. Aylar parçalanıp yok oluyor, hiçbir şey yapamıyorum. Ne çok şey isterdim oysa, biri olabilirdim, her şey farklı olabilirdi, daha en başından her şey bambaşka olabilirdi. Biliyorum böyle düşünmemeliyim. Böyle düşünmemeliyim. düşünmemeliyim böyle. böyle...

en acıtanı hiç bilinmemesi bazı şeylerin. Böyle kalıvermek. içimdeki her şeyle...gözlerimi kocaman açıp içime çekiyim istiyorum. zaman dursun, dursun zaman dursun. en sıradan en gündelik anda takılı kalsın her şey, en huzurlu olduğum anda, o hiçbir şeyin umrumda olmadığı anda. Sakin sakin gülümserken, gözlerimi kocaman açmışken her şey dursun.

bu sefer ilk defa gerçek sona yaklaşıyorum. Bilinen ama kaçılamayan son. onca zamanı ziyan ettikten sonra gün hesabı yapıyorum. Ne fark eder bilmiyorum, içimdekiler, gözlerimdeki bu yanma neyi değiştirir kimi değiştirir bilmiyorum. ben değiştim. bildiğim tek şey bu işte, bir de zamanın koştuğu.bunca zaman sıfıra sıfır elde var sıfır mıydı peki. değildi...çok şeydi işte. çok ama çok şey. Aydınlandım mı peki ben bugün, noldu ki bana anladım böyle, bildim böyle, acıdım böyle. Ben hiç sınır aşmadım ki hayatımda. sınır aşıp sonra pişman olmadığımı hiç görmedim ki, iyi ki yapmışım deme şansı vermedim ki kendime. Sınırı aşınca her şey ayan beyan ortaya çıktı işte.

mutsuzum evet, çok mutsuz hem de. aynı şeylerin hissedilmediğini, hiçbir zaman hissedilmeyeceğini, hiçbir zaman böyle bir olanak bile olmayacağının verdiği hisle delicesine mutsuzum, buruğum, acı çekiyorum. böyle işte, hayat garip dedik ya, hayat garip gerçekten. Yapacak bir şey yok. Zaman her şeyi küçültür, yok edemese de.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder